İçeriğe geç
Bursa Güncel Şehir

Küçük alışkanlıklar, büyük meraklar, renkli burçlar

Hayvanlar 3 dk okuma Seda Koral

Köpekler Dünyayı Nasıl Kokluyor? Burnun Arkasındaki Sistem

Köpeğin burnu havayı ikiye ayırır, iki delik ayrı çalışır ve bir izin ne kadar taze olduğunu bile ayırt eder. İşte o sistemin işleyişi.

Bir köpeğin kaldırımda durup havayı koklamasını izlerken çoğumuz sabırsızlanırız. Oysa o anda köpek, bizim hiçbir şekilde erişemediğimiz bir bilgi katmanını okumaktadır. Koku, köpek için bizim görme duyumuzun karşılığıdır; dünyayı asıl onunla haritalandırır.

Rakamların anlattığı fark

İnsan burnunda yaklaşık beş ila altı milyon koku alıcısı bulunur. Bir Alman kurdunda bu sayı iki yüz milyonu, bir kan takipçisi tazıda üç yüz milyonu aşar. Ancak asıl fark yalnızca alıcı sayısında değildir. Köpek beyninde koku işlemeye ayrılan bölge, beden büyüklüğüne oranla insandakinden kırk kat büyüktür.

Bu iki etken birleştiğinde ortaya çıkan hassasiyet çarpıcıdır. Köpekler, olimpik yüzme havuzu büyüklüğünde bir su kütlesine damlatılmış birkaç damla maddeyi algılayabilecek düzeyde seyrelmiş kokuları ayırt edebilir. Bu, kimyasal analiz cihazlarının çoğunun altında kaldığı bir eşiktir.

Nefes almanın iki ayrı yolu

Köpek burnunun tasarımı da işin içindedir. İnsanda soluduğumuz hava tek bir yol izler; hem solunum hem koku için aynı akış kullanılır. Köpekte ise burun içindeki bir doku kıvrımı havayı iki kola ayırır. Havanın büyük bölümü akciğerlere giderken küçük bir bölümü doğrudan koku alıcılarının bulunduğu bölgeye yönlendirilir ve orada birikir.

Bu ayrım sayesinde koku molekülleri her nefeste süpürülüp atılmaz; katman katman toplanır. Köpekler ayrıca burun deliklerinin yan taraflarından nefes verir. Böylece verilen hava, alınmakta olan havanın önündeki koku bulutunu dağıtmaz. Kokladığı sırada saniyede beş altı kez yaptığı o kısa, hızlı çekişler tam olarak bu sistemi beslemek içindir.

Sağ burun, sol burun

Köpekler iki burun deliğini bağımsız kullanabilir ve her birinden gelen sinyali ayrı ayrı değerlendirebilir. Bu, kokunun hangi yönden geldiğini anlamalarını sağlar; tıpkı iki kulağın sesin yönünü bulmamıza yardım etmesi gibi. Bir iz sürerken köpeğin başını sağa sola çevirmesi, aslında koku yoğunluğunun arttığı yönü aradığı içindir.

Dahası köpekler bir izin ne kadar taze olduğunu da ayırt eder. Bir insanın bıraktığı koku zamanla zayıflar ve bileşimi değişir. Köpek, arka arkaya birkaç ayak izini kokladığında hangisinin daha kuvvetli olduğunu karşılaştırır ve kişinin hangi yöne yürüdüğünü buradan çıkarır. Yani koku, ona yalnızca "kim" bilgisini değil, "ne zaman" ve "hangi yöne" bilgisini de verir.

Duygunun kokusu

Köpeklerin sahiplerinin ruh hâlini anladığına dair yaygın kanının bilimsel bir temeli var. İnsan bedeni stres altında ter bileşimini değiştirir; korku, heyecan ya da sakinlik farklı kimyasal imzalar bırakır. Köpekler bu farkları algılayabilir. Yapılan deneylerde, gergin insanlardan alınan ter örneklerine maruz bırakılan köpeklerin kalp atışının hızlandığı ve daha temkinli davrandığı gözlenmiştir.

Buna ek olarak köpeklerin damaklarında Jacobson organı adı verilen ikinci bir koku yapısı bulunur. Bu organ, havada uçuşan kokulardan çok, diğer hayvanların salgıladığı feromonlara duyarlıdır. Bir köpeğin başka bir köpeği kokladıktan sonra tuhaf biçimde ağzını hafif araladığı anlarda genellikle bu sistem devrededir.

Görünmeyeni bulan burunlar

Bu yeteneklerin pratik sonuçları geniştir. Köpekler enkaz altındaki insanları bulmak, kaybolan kişilerin izini sürmek, patlayıcı ve kaçak madde tespit etmek için eğitilir. Tarım alanlarında zararlı böcek yuvalarını, depolarda küf oluşumunu saptamakta kullanılırlar. Sağlık alanında ise bazı hastalıkların beden kimyasında yarattığı değişiklikleri ayırt edebildiklerine dair umut verici çalışmalar sürüyor.

Bu görevlerde ırk seçimi de rastgele değildir. Kan takipçisi tazı gibi uzun kulaklı ve gevşek deri kıvrımlı ırklar, yerdeki koku moleküllerini burna doğru süpürmekte avantajlıdır; sarkan kulaklar hava akımını yönlendirir. Buna karşılık kısa burunlu ırklarda burun içi yüzey alanı daralmıştır ve koku performansı belirgin biçimde düşer.

Bir başka önemli nokta, koku çalışmasının köpek için yorucu olmasıdır. Yoğun iz sürme seansları köpeğin enerji tüketimini ciddi biçimde artırır ve zihinsel yorgunluk yaratır. Bu yüzden arama kurtarma köpekleri kısa aralıklarla çalıştırılır ve düzenli dinlendirilir. Ev ortamında da kokuya dayalı basit oyunlar, örneğin evin içine saklanmış küçük ödüllerin buldurulması, kısa sürede belirgin bir sakinleşme sağlar.

Bütün bunlar bir noktayı hatırlatıyor: köpeğinizi gezdirirken durup her direği kokladığında, o aslında oyalanmıyor. Mahallenin son yirmi dört saatlik haber bültenini okuyor. Ona bu zamanı tanımak, fiziksel egzersiz kadar değerli bir zihinsel doyum sağlıyor.