İçeriğe geç
Bursa Güncel Şehir

Küçük alışkanlıklar, büyük meraklar, renkli burçlar

Para ve Tasarruf 4 dk okuma Levent Erdemir

Basit Faiz ile Bileşik Faiz Arasındaki Fark

Basit faizde anapara sabit kalır, bileşik faizde kazanç da kazanç üretir. İki hesaplama mantığının farkı, sıklığın etkisi ve borç tarafındaki karşılığı.

Faiz kelimesi günlük konuşmada tek bir şeymiş gibi kullanılır ama arkasında birbirinden çok farklı iki hesaplama mantığı vardır. Bir tarafta anaparanın hep sabit kaldığı basit faiz, diğer tarafta kazanılan faizin de kendi başına kazanç üretmeye başladığı bileşik faiz bulunur. Kısa vadede bu ikisi arasındaki fark küçük görünür; vade uzadıkça aradaki mesafe hızla açılır. Farkı anlamak, hem birikim hem de borç tarafında daha bilinçli kararlar vermeyi sağlar.

Basit Faiz Nasıl İşler?

Basit faizde hesaplama her zaman başlangıçtaki anapara üzerinden yapılır. Kazanılan ya da ödenen faiz, sonraki dönemin hesabına dahil edilmez. Yüz birimlik bir anapara yılda yüzde on getiriyorsa, her yıl kazanç on birimdir; ikinci yıl da on, üçüncü yıl da on. Üç yılın sonunda toplam kazanç otuz birim olur. Tablo düz bir çizgi gibi ilerler; her dönem aynı miktar eklenir ve hesap kolayca kafadan yapılabilir.

Bu yapı, hesaplanabilirliği yüksek olduğu için kısa vadeli ve tek seferlik işlemlerde tercih edilir. Ne kadar süre geçerse geçsin, dönem başına düşen tutar değişmez. Bu yüzden basit faiz, ödeme planı sabit olan kısa vadeli düzenlemelerde sık karşımıza çıkar. Anlaşılması kolaydır ve sürprize yer bırakmaz.

Bileşik Faizde Ne Değişir?

Bileşik faizde her dönemin sonunda kazanılan faiz anaparaya eklenir ve bir sonraki dönemin hesabı bu büyümüş tutar üzerinden yapılır. Aynı örnekte, yüz birim ilk yılın sonunda yüz on olur. İkinci yılın faizi artık yüz üzerinden değil, yüz on üzerinden hesaplanır ve on bir birim kazandırır; toplam yüz yirmi bire çıkar. Üçüncü yıl bu kez yüz yirmi bir üzerinden hesaplanır. Kazanç her dönem biraz daha büyür.

Üç yılın sonunda basit faizle otuz birim kazanılırken, bileşik faizle otuz üç birimin biraz üzerinde bir kazanç oluşur. Fark ilk bakışta önemsiz görünebilir. Ancak bu fark her dönem kendi üzerine eklendiği için, on yıl, yirmi yıl gibi vadelerde arada katlanan bir mesafe oluşur. Çizgi artık düz değil, giderek dikleşen bir eğridir. Bileşik faizin gücü de zaten bu birikimli yapıdan gelir.

Sıklık Neden Bu Kadar Önemli?

Bileşik faizde sonucu belirleyen sadece oran ve vade değildir; faizin ne sıklıkla anaparaya eklendiği de belirleyicidir. Aynı yıllık oran, yılda bir kez eklenirse farklı, ayda bir eklenirse farklı sonuç verir. Ekleme sıklığı arttıkça, kazanç üzerinden kazanç elde etme fırsatı da artar. Bu yüzden iki farklı teklifi karşılaştırırken yalnızca yüzdeye bakmak yanıltıcıdır; hesaplamanın hangi aralıklarla yapıldığı da sorulmalıdır.

Aynı Mantık Borçta Tersine Çalışır

Bileşik faiz birikim tarafında lehe çalışırken, borç tarafında tam tersi bir etki yaratır. Ödenmeyen faiz ana borca ekleniyorsa, bir sonraki dönemin faizi büyümüş bir tutar üzerinden hesaplanır. Bu durumda borcun kendisi ödenmeden borç büyümeye devam eder. Kapatılmayan ve sürekli ertelenen borçların zamanla kontrolden çıkmasının temel nedeni budur. Aynı matematik, hangi tarafta durduğunuza göre lehinize ya da aleyhinize işler.

Bu nedenle bir borç yapılandırmasına bakarken sorulacak ilk soru, faizin nasıl hesaplandığıdır. Anapara sabit mi kalıyor, yoksa ödenmeyen kısım anaparaya mı ekleniyor? İkinci durumda ödemeleri geciktirmenin maliyeti, ilk bakışta göründüğünden çok daha yüksektir.

Vade ve Zamanın Rolü

Bileşik faizde en belirleyici değişken çoğu zaman oran değil, süredir. Aynı oranla, uzun süre bekleyen küçük bir tutar, kısa süre bekleyen büyük bir tutarı geçebilir. Bunun nedeni, etkinin sonlara doğru hızlanmasıdır; birikimin en büyük artışı ilk dönemlerde değil, son dönemlerde gerçekleşir. Bu yüzden erken başlamak, sonradan daha yüksek tutarlarla telafi etmeye çalışmaktan genellikle daha etkilidir.

Karşılaştırma Yaparken Nelere Bakmalı?

İki seçeneği yan yana koyarken şu başlıklar sorulmalıdır: hesaplama basit mi bileşik mi, faiz hangi sıklıkta işletiliyor, oran yıllık mı yoksa daha kısa bir döneme mi ait, vade boyunca oran sabit mi kalıyor ve ara ödemeler hesabı nasıl etkiliyor? Bu sorular yanıtlanmadan yalnızca yüzde karşılaştırmak eksik bir değerlendirme olur. Ayrıca reel getiriyi düşünürken, paranın alım gücündeki değişimi de hesabın dışında bırakmamak gerekir.

Küçük bir hesap makinesi ya da basit bir tablo ile iki senaryoyu yan yana yazmak, farkı soyut olmaktan çıkarır. Aynı tutarı, aynı oranla, biri basit diğeri bileşik olacak şekilde beş ve on yıl için hesaplamak yeterlidir. Sayılar kâğıda döküldüğünde, hangi yapının nerede işe yaradığı kendiliğinden görünür hale gelir.

Toparlarsak

Basit faiz sabit ve tahmin edilebilirdir; bileşik faiz ise zamanla hızlanan bir birikim yaratır. Birikim yapan için bileşik yapı ve uzun vade avantaj, borçlanan için ise aynı yapı ciddi bir maliyet anlamına gelir. Bu iki mantığı ayırt edebilmek, karşınıza çıkan herhangi bir hesabı doğru okumanın ilk adımıdır.